Home / Duyurular

Duyurular

BAKIRKÖY YEŞİLYURT’TAN ELİNİZİ ÇEKİN, İSTANBUL NEFES ALSIN

İstanbul hızla betonlaşıyor. Verilen yanlış kararlar, yanlış imar uygulamaları devam ediyor ve bu durum İstanbul’u yaşanmaz bir şehir haline dönüştürdü. İşte bunun en son örneği Bakırköy Yeşilyurt’ta yaşanmaktadır. Bakırköy’de yapılan yanlış imar düzenlemeleri nedeniyle özellikle son yıllarda yeşil alanlar, sahiller bir bir betonlaştı. Halkın sahille olan bağlantısı yapılan gökdelenler, rezidanslar nedeniyle kesildi. Bakırköy’deki yeşil alanlar, acil toplanma alanları artık yok denilecek kadar az. Şimdide 31 dönümlük Milli Emlak’a ait olan park alanı imara açıldı. Buraya 15 katlı bir otel yapmayı planlıyorlar. Bu imar planı değişikliği Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlandı. Daha 1 ay öncesine İstanbul’a ihanetten bahsedenler yeşil alanları, acil toplanma alanlarını yok eden imar uygulamalarına nasıl izin verdiğini anlamış değiliz.

CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi Bakırköy Yeşilyurt sahil yolunda imar değişikliği yapılan alanda basın açıklaması düzenlendi. Yeşilyurt´taki arazi ilgili bilgiler veren Hamzaçebi, “31 dönüm büyüklüğünde denize sıfır olan bir yeşil alan. Kamu alanı mülkiyeti Milli Emlak’a ait. 1999 depreminde Yeşilyurtlular burada toplandı. Hemen arazinin girişinde acil toplanma tabelası vardır. Bir deprem toplanma merkezidir burası bir yeşil alandır. Bu sahilde halka açık kalmış tek alandır. Burası Çevre ve Şehircilik Bakanlığı´nın askıya çıkarmış olduğu imar planıyla yapılaşmaya açılıyor. Eğer o plan kesinleşir yürürlüğü girerse 15 kat yüksekliğinde bir otel yapılması izni verilmiş olacak. 15 kat 45 metre demektir ancak kot farkından kaynaklanan yüksekliği de dikkate alırsanız burada yaklaşık 60 metre yüksekliğinde bir bina olacak ve burası halka kapanmış olacak.” diye konuştu.
Biz çevreciler olarak bir an önce bu yanlış uygulamadan vazgeçilmesini, parkların yeşil alanların korunup bu alanların asıl sahipleri olan halka açılmasını istiyoruz.
İSTANBUL ÇEVRE KONSEYİ

Amasralılar’dan termik santral için zeytin ağaçlarının sökülmesine tepki

Bartın’ın Amasra ilçesinde yapılması planlanan termik santral için şirketin, satın aldığı zeytinlikteki
ağaçları sökmesine Bartın Platformu üyeleri ve köyde yaşayanlar tepki gösterdi

Amasra Tarlaağzı köyünde, özel bir şirket tarafından kurulması düşünülen termik santral için 10 ay
önce Gömü ile Tarlaağzı köyleri arasında bulunan 7 dönümlük zeytinlik satın alındı. Buradaki 139
zeytin ağacı, önceki gün başka yere dikilmek üzere söküldü. Bartın Platformu üyeleri ve köylüler,
sabah saatlerinde, zeytinliğe gelerek, basın açıklaması yaptı. Gömü Köyü Muhtarı Mehmet Bıldırcın ve
Tarlaağzı Köyü Muhtarı Şakir Karabacak da zeytinliğe geldi. Basın açıklaması sırasında, karşı tarafta
bulunan şirket yetkilileri de toplandı. Zeytinliğin önünde ağlayan 63 yaşındaki Zeliha Atav, şöyle şöyle
konuştu:

“Bu köyü nasıl sattınız? Biz şehirlerde mi sürüneceğiz? Bu şirket, çoluğumuzu çoğumuzu işe aldı.
‘Yerlerinizi vermezseniz çocuklarını işten çıkarırız’ diye bizi tehdit etti. ‘Buraya santral kuracağım’
demedi, bizi kandırdı. Biz, şimdi nereye gideceğiz? Biz ne yapacağız? Biz sürüneceğiz. Onlar da
sürünsün. Bizi perişan ettiler. Bütün ormanları yıktılar, yaktılar. Şirket, bize ‘Siz lazım değilsiniz. Sizin
yeriniz lazım’ diyor. Biz, termik santral istemiyoruz.”

Bartın Platformu adına basın açıklaması yapan Prof. Dr. Erdoğan Atmış ise “Yapılmak istenen Hema
Termik Santrali’ne ait ÇED başvurusu, seçilen yerin yanlış olduğu gerekçesiyle daha önce 5 kez iptal
edilmiştir. Buna rağmen tekrar yapılan başvuru, 2016 yılının Ekim ayında usulsüz bir şekilde olumlu
sonuçlandırılmıştır. Bu ÇED raporunda termik santralin yöre ekonomisi, çevre ve insan sağlığı
üzerinde yapacağı olumsuz etkiler göz ardı edilmiş, ya da bu etkilerin termikçi şirket tarafından
giderileceği beyan edilmiştir. Şirketin termik santralin önünde engel olarak görülen 139 zeytin ağacını
katletmek için başvurduğu bu usulsüz yöntemler, termik santral inşa ve işletme sürecinde
gerçekleştireceği diğer usulsüzlüklerin göstergesidir. Yarın yöre ekonomisi, çevre ve insan sağlığı
üzerinde oluşacak zararlara izin vermemek için yörenin geleceği şirketin ellerine bırakılmamalıdır”
diye konuştu.

138total visits,5visits today

Top