Home / Hayvan Hakları

Hayvan Hakları

HAYVAN HAKLARI

Nevin Düzalan

Dünyamızı paylaştığımız diğer türdeki canlıların en önemlisi olan hayvanların hakları ile ilgili ülkemizde ve dünyamızda neler oluyor ? Dünyada ve ülkemizde en zayıf halka olan ve kendilerini korumaktan aciz olan, hayvanlar ne yazık ki hak ettikleri değeri göremedikleri gibi, türlü eziyetlere maruz kalıyorlar, acı çekiyorlar ve öldürülüyorlar..Onların da yaşam hakkı olduğu ve eko sistemin bir parçası oldukları gerçeği göz ardı ediliyor. Tüm canlılar en kutsal hak olan yaşam hakkına sahiptirler. Hiçbir türün diğer tür üzerindeki zalimliği kabul edilemez.

Dünya yalnızca bizim değildir. Ancak bütün bunlara rağmen hayvanların haklarını ne kadar koruyabiliyoruz.
Ülkemizde uzun uğraşılar sonucu 2004 yılında 5199 sayılı HAYVANLARI KORUMA KANUNU yürürlüğe girdi. Ancak bu yasanın da hayvanları koruduğu tartışılır. Birçok eksiği olan ve değiştirilmek için TBMM’de bekleyen ve hala bekleyen bir yasadır. Beş yıldır beklemektedir.
Yasanın değişmesi hayvanlar açısından ne kadar önemlidir bu da tartışılır. Hayvanların yaşam haklarına saygı ve onlara eziyet edilmemesi yasa ile sadece koruma altına alınabilir. Önemli olan onlara karşısında en gelişmiş canlı türü olarak onları koruyup korumamız yaşam haklarına saygı duymamız ve sevmemizdir. Toplum olarak bu değerlere sahip olmak her konuda olduğu gibi bu konuda da eğitim gereklidir. Sessiz kullar olarak kendilerini koruyamadıkları, bizimle aynı dili konuşmadıkları için duyguları olmadığını mı düşünmekteyiz. O halde mezbahaların, hayvan barınaklarının, deney laboratuarlarının önünde sadece bir saat bulunun. Tıpkı sizin gibi duyguları olduğunu, korktuklarını , acı çektiklerini göreceksiniz.

Sokak hayvanları, deney hayvanları, av hayvanları, kürk hayvanları, mezbahalık hayvanlar, sirkler,hayvanat bahçeleri, Yunus parkları, yük hayvanları, petshop lar,döğüştürülen hayvanlar insanların zalimliği altında inlemektedir.
Sokak hayvanları için 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu der ki: Sokaklarda yaşayan hayvanların Belediyeler tarafından aşılama ve kısırlaştırılmaları yapıldıktan sonra alındıkları yere bırakılacak ve her yıl takipleri yapılacaktır. Buna rağmen bir çok belediye hala bu görevi yapmadığı halde yapanlar da dahil olmak üzere şikayetler karşısında topluca hayvanları ormanlık alanlara ıssız yerlere bırakmakta ve ölüme terk etmektedirler. Geçici bakımevlerinde bakılacak hayvanlar yasada belirtildiği halde sağlıklı hayvanlarda insanların hayvan sevmemesi yüzünden , barınaklara tıkılmaktadır. Ne yazık ki barınaklar insanların sandığı gibi beş yıldızlı otel değil ölüm kamplarıdır. Taş zeminlerde , sıcakta soğukta aç , hasta ölümü beklemektedirler. Geçici bakımevlerinde sadece hasta, yaşlı ve güçten düşmüş hayvanlar bakılacaktır. Biz Türk toplumu olarak komşusu açken tok yatamayan bir toplum olmaktan çıkıp ne zaman bu kadar acımasız bir toplum haline dönüştük.


Bugün hayvan öldürmenin cezası Kabahatler Kanunu’na göre para cezasıdır. Bir canın bedeli para ile ölçülmektedir. Hayvanlara yapılan zalimliğin, tecavüzün, işkencenin sona ermesi için mutlaka 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu Kabahatler Kanunu kapsamından çıkartılarak Türk Ceza Kanunu kapsamına acilen alınmalıdır.
Kesimlik hayvanların acı çekmemesi için şoklama ile uyuşturulup kesilmeleri daha insancıl ve daha uygar olacaktır. Petshoplarda canlı hayvan satışı yasaklanmalı , hayvan kaçakçılığı engellenmelidir ki sokak hayvanı sorunu halledilebilsin. Kaynağı kurutmadan sorunları çözmek mümkün değildir.
1910 yılında İstanbul Köpeklerinin toplanıp Hayırsızada’ya sürgün edildiğini, oradan feryatların yükseldiğini ve büyük bir soykırım gerçekleştiğini hepimiz biliyoruz. Bu olaydan sonra İstanbul’da büyük yangınlar çıkmış ve halk yangınların nedenini köpeklerin uğradığı zalimliğe bağlamıştır.

Süt endüstrisi, yeni doğan yavruların annelerini emmesine dahi izin vermemekte, vahşi doğadan kopartılarak türlü eziyetlerle eğitilen hayvanlar sirklerde insanları eğlendirmekte, deney hayvanları da aynı şeki,lde acılar içinde ölmeyi beklemektedir.
Dünyada hayvan tecavüzlerinde ülkemiz ne yazık ki birinci sıradadır. Bu suçun karşılı ise 546 TL para cezasıdır. O da yakalanırlarsa..

Hayvan Korumacılar bütün bu soykırımlara, zalimliğe karşı çıkmaktadırlar. Ancak maalesef sayıları eskiden olduğu gibi şimdi de çok azdır.
Öncelikle ülkemizde sonra da dünyada hayvanlar ticari mal , meta olmaktan çıkartılmalı, kapitalist sistem içinde ezilmeleri engellenecek yasalarla korunmalı ve özgürlükleri verilmelidir.
Çünkü yaşam hakkı kutsaldır ve tüm canlılar içindir.

 

192total visits,3visits today

Top