script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js">
Home / Haberler / KANAL İSTANBUL’UN ÇEVRESEL VE HUKUKİ ETKİLERİ

KANAL İSTANBUL’UN ÇEVRESEL VE HUKUKİ ETKİLERİ

Posted on

İstanbul Barosu Çevre, Kent ve İmar Hukuku Komisyonu ve Cumhuriyet Araştırmaları Merkezi( CUMER)’in ortaklaşa düzenledikleri “Kanal İstanbul’un Çevresel ve Hukuki Etkileri ( Montreux Sözleşmesi )” gündemli paneli İstanbul Barosu Konferans Salonunda gerçekleştirildi..

Av Alev Sever Tuna’nın kolaylaştırıcılığını yaptığı ve konuşmacı olarak Prof Dr Doğan Kantarcı, Prof Dr Naci Görür, Prof Dr Cemal Saydan’ın katıldıkları “Kanal İstanbul’un Çevresel ve Hukuki Etkileri ( Montreux Sözleşmesi )”panele CHP İstanbul Milletvekili Dr Ali Şeker,

CHP önceki dönem Milletvekili Dursun Çiçek, CHP Başakşehir Örgüt Üyesi Şehir Planlamacısı İsmail Cicin’de katılanlar arasında idiler.

İstanbul Barosu’nda düzenlenen konferansın açılış konuşmasını Avukat Alev Seher Tuna gerçekleştirdi.

İstanbul’un, Türkiye’nin ve dünyanın en önemli şehri olduğunu söyleyen Tuna, “İstanbul hem Asya hem Avrupa olmak üzere iki kıta arasına kurulmuş tek şehir. Bu nedenle çok daha fazla büyük bir önem taşımakta. Son zamanlarda Avrasya adıyla anılan finans, lojistik, turizm, inşaat alanlarıyla cazibe merkezi haline getirilmeye çalışılmakta.

Tabii bu nedenle de çok fazla hem kentsel hem alt yapı çalışmaları yapılıyor. Ve bu çalışmalar hiçbir çevresel ve kentsel etkiler sorunlar düşünülmeden sadece ekonomik nedenlerle yapılıyor. Yani tamamen ekonomiye dayalı bir inşaat sektörü haline getirilmiş bir şehir haline geldi İstanbul” dedi.

Deprem ve Kanal İstanbul’ konusunu Jeolog ve Deprem Uzmanı  Prof. Dr. Naci Görür konuştu. İstanbul’un büyük bir deprem beklediğini belirten Görür, yetkililerin bu duruma kayıtsız kaldığını söyledi. Görür,  Marmara’da 7,2 deprem beklediklerini ifade ederek, “Si

yasi partiler İstanbul’u depreme hazırlamakla ilgili bir projeyle alana çıkmıyorlar.

İstanbul’da deprem projesi ortada yok. İstanbul’da depreme mi öncelik verecek yoksa Kanal İstanbul’a mı? İstanbul göç alıyor, çarpık bir kentleşme var.

Yaklaşan depreme rağmen kent henüz depreme hazırlıklı değil. Öncelik depreme hazırlığa değil Kanal İstanbul projesine veriliyor. Siz İstanbul’u depreme mi hazırlamak istiyorsunuz, Kanal İstanbul projesine mi yatırım yapmak istiyorsunuz?  Eğer öncelik depreme hazırlıksa deprem tehlike analizi, risk analizi, riski azaltma çalışmaları yapmanız gerekir.

Lafla değil ciddi olarak yapmanız gerekir. Kentsel dönüşüm devlet gözetim de değil müteahhitlerin eliyle yapılırsa sonuç ağır olur” diye konuştu

Karadeniz-Marmara Denizleri Sistemi başlığıyla Prof. Dr. Cemal Saydan konuştu. Su dengesiyle ilgili konuşan Saydan, kanal yapılırsa ilk yıllarda iyi şeyler olacağını düşünenlerin yanılacağını anlattı: “İlk yıllarda jet akımı halinde çıkacak olan bu su yine alt tabakadan besin tuzları açısından zengin suyu üst suya taşıyacak ve yeni bir organik yük dağılımına neden olacaktır.

İlk senelerde balık üretimi daha iyi artacak ve kanalın ne kadar hayırlı bir iş olduğu ve karşı çıkanların ne kadar yanılgı içerisinde olduğu gündeme gelecektir Boğaz Köprüsü örnekleri verilecek.

Çünkü yeni kanalda akıntı sadece Marmara De

nizi’ne doğru olacaktır tek alternatif tüm şehrin atık suyunu vermek olacaktır ancak Burada da kıta sahanlığı geniştir ve en az 20 30 km açığa taşımanız gereken bir sistem kurmalısınız ki sadece bunun maliyeti milyar dolar tutabilir.”

Ekosistemler ve Kanal İstanbul oldu. Prof. Dr. Doğan Kantarcı bu konuda şunları söyledi: “Ne havaalanı ne kanal projesi bizim Türkiye’nin milli projesi değil.  Bu kanalı yapmak trakyayı düşmana teslim etmek demektir. Bu proje İstanbul’u susuz bırakır.”

Bu anlamlı panele Doğa Savaşçıları Çevre Örgütü Başkanı Zafer Murat ÇETİNTAŞ ile Av.izzet DOĞAN soruları katkıda bulundular.

BÜLENT ÖZGEN-HABER MERKEZİ

0Shares

68total visits,1visits today

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 + seven =

WordPress spam blocked by CleanTalk.
Top