script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js">
Home / Petrol Boru Hatları

Petrol Boru Hatları

MARMARA da yeni tehlike TANAP PROJESİ

1880-1881 arasında MAKAROV boğazlar ve Marmara akıntılarını inceleyerek bugüne kadar çürütülemeyen hipotezini yaynıladı.
1917-1918 arasında ALFERD MERZ bu hipotezi güçlendirecek çalışmalara devam etti.
1925 de MERZ ölünce arkadaşı LÖTTE MÖLLER çalışmalara devam etti bu hipotezi dahada geliştirerek MERZ-LÖTTE HİPOTEZİ olarak yayınladı.

Türk Hidrobiyoloji Araştırma gemileri ile 1954-1979 araştırmaları bu Hipotezler üzerinden sürdürdü.

İski1979-1990 yılları arasında derin deşarj çalışmalarını bu hipoteze göre yaptı.

2000 li yıllarda ODTÜ araştırma gemisi araştırma yapıp 2003 yılında VTS sistemleri kuruldu.

TANAP BORU HATTI MARMARA da yeni bir krize neden olacak…..

1880-1881 de MAKAROV un yaptığı çalışmada Akdeniz den dip akıntıları ile saniye de 8000 metreküp tuzlu deniz suyu Çanakkale den boğazlara giriş yaparak Marmara kıyılarını takip ederek İstanbul Boğazına akmakta olup,TANAP ın dip kazısı ve boru döşeme işlemi sırasında çamurun asla aynı bölgede kalmayacağı ,güçlü dip akıntısı nedeniyle Marmara ya yayılacağı kesin gerçektir.
Ayrıca boru Hattı için kullanılacak deniz betonunda ki kimyasalların da denize karışacağı bilinmekte ve gizlenmektedir.

Tanap boru hattı deniz giriş noktası Çanakkale ilinden 3 balıkçı kasabasından ibaret olmadığı ,Marmara denizinden 19 km uzunluğunda bir hat ile geçilecek olması nedeniyle inşaat süreci içinde
tüm Marmara Balıkçısı bundan etkilenecek olup,inşaat sonrası boru hattının güvenliği için hat boyunca Balık avcılığına yasak getirileceği de bilinmektedir.

Kazı sırasında Marmaray çalışmasında yaşanan denizin ve balıkçığın etkilenmesinde olduğu gibi,Deniz dibinde milyonlarca yıldır var olan dip çamurunun tüm Marmara denize yayılması büyük sorun olmuş ve Balıkçılar arasında KAY KAY yada LİĞA adı ile uzun süre Kamuoyunu meşgul etmiştir.

MAKAROV den bu yana devam eden hipotezleri bilerek dikkate almayan ilğili araştırmacıların 10 TEMMUZ 2017 Tarihli DENİZ GEÇİŞİ BALIKÇILIK GELİR KAYBINI ÖNLEME PLANI baştan savma bir çalışma ve aldatmaca dır.

Plan da KAYNAKÇA bölümünde Tüm dayanaklarında eski tarihli olması nedeniyle MAKAROV Hipotezinin inkar edilmesi de mümkün değildir.

Denizler ve avlanma sahaları tapulu bir alan olmadığı için KIYI KANUNU,1380 SAYILI SU ÜRÜNLERİ KANUNU,ÇEVRE KANUNU,ANAYASANIN 56cı MADDESİ dahil.Türk Balıkçılık filosu Balığın peşinden her yerde avlanma hakkına sahip olup ,TANAP ın 10 TEMMUZ 2017 tarihli raporunda Sadece Çanakkale ilinde 3 Balıkçı köyü esas alınarak proje yapılması doğru ve samimi bir yaklaşım değildir.

Planda ele alınan konuların tamamı BOTAŞ ın BTC projesinde Adana Ceyhan,Gölovası,Yumurtalık,Haylazlı,DeveciUşagı gibi bölgelerde uygulamaların kopyasından başka bir şey değildir.

TANAP BORU hattı deniz geçişinde proje tanıtımında TEK BORU HATTI GEÇECEK iken 10 TEMMUZ 2017 de plan ve raporda 2 BORU HATTI GECECEĞİ ifade yalı iken ayrıca birde FİBEROPTİK KABLO HATTI gececeği yazılıdır.

MARMARA DENİZİNDE YENİ TEHLİKE

TRANS ANADOLU DOĞAL GAZ BORU HATTI PROJESİ’NİN (TANAP) MARMARA DENİZİ EKOSİSTEMİNE ve BALIKÇILIK FAALİYETLERİNE CİDDİ ETKİLERİ OLABİLİR

Azerbeycan’ın Hazar Denizi’ndeki Şah Denizi’nden çıkarılan doğal gazın Türkiye’den 20 ilden geçerek Avrupa’ya ulaşması için hazırlanan ve kısa adı TANAP olan ve İngiliz BP nin de ortakolduğu, Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi toplam 1850 km uzunluğa sahiptir. Projenin 19 kilometrelik bölümü, Marmara denizini yaklaşık 70 metre su derinliğine döşenecek olan iki boru hattı geçecektir. Boru hattının geçiş güzergahında bulunan Kemer, Değirmencik ve Aksaz köyleri deniz geçişinden etkilenecek yerleşimler olarak belirtilmektedir. İki boru hattı ile birlikte dört adet fiber kablonun da döşenmesi planlanmaktadır.

TANAP Projesinin “Deniz Geçişi Balıkçılık Gelir Kaybını Önleme Planı” incelendiğinde etkilenecek gruplar olarak sadece bu köylerdeki yerel balıkçı toplulukları gösterilmektedir. TANAP boru hattı deniz geçişinin 3 balıkçı kasabasından ibaret olmadığı, Marmara denizinden 19 km uzunluğunda bir hat ile geçilecek olması nedeniyle inşaat süreci içinde tüm Marmara balıkçısı bundan etkilenecek olup, inşaat sonrası boru hattının güvenliği için hat boyunca balık avcılığına yasak getirileceği de bilinmektedir. Bu nedenle sorunu küçük balıkçıların sorunu olarak ele almak Marmara denizindeki balıkçılık sektörünü gelir kaybını yok saymaktır.

Ayrıca; Denizler ve avlanma sahaları tapulu bir alan olmadığı için KIYI KANUNU,1380 SAYILI SU ÜRÜNLERİ KANUNU, ÇEVRE KANUNU,ANAYASANIN 56. MADDESİ dahil. Türk Balıkçılık filosu balığın peşinden her yerde avlanma hakkına sahip olup ,TANAP’ın 10 TEMMUZ 2017 tarihli raporunda Sadece Çanakkale ilinde 3 Balıkçı köyü esas alınarak projenin sosyal ve çevresel etkilerinin ele alınması doğru ve samimi bir yaklaşım değildir.

İnşaat aşaması 4 yıl sürmesi planlanan boru hattının iki ay sürecek deniz geçiş çalışmaları; hendek açma, boruların çekilmesi, kaya yerleştirilmesi, fiber optik kablo indirime, dolgu dahil hendek kapatmanın potansiyel olumsuz etkilerin olacağı bilinmektedir. Deniz geçişi sırasında meydana gelecek deniz bulanıklığının ve sedimanlar dip akıntıları göz önüne alındığında çok büyük bir alanı etkileyeceği ve ticari balık türlerinde geçici azalma değil, tamamen yok olma süreci beklenmelidir.
Ayrıca, boru hattının beton kullanılıp kullanılmayacağı açıkça belirtilmemiştir. Deniz içinde kullanılan betonlardaki kimyasalların akıntı ve sedimanlarla çok büyük alanlara taşınacağı ve türlerin yok olmasına kadar potansiyel tehlike taşıyabileceği bilinmektedir.

24 metre derinlik ve 500 metrelik kıyı çizgisel alanında deniz ekosisteminin yerel deniz canlıları ve balık türleri ile deniz çayırlarının zarar göreceği dikkate alınmalıdır. Bu kayıpların projede belirtildiği gibi telefi edilebilecek kayıplar olacağı gerçeği yansıtmamaktadır. TANAP projesinde bölgede habitat bulunmadığına yönelik açıklamalar ise tamamen gerçek dışıdır.

Boru hattı çevresine atılacak yapay resiflerin balık popülasyonunu artıracağı söylemi ise gerçekçi değildir. İnşaat çalışmalarının özellikle kıyılarda neden olacağı ekolojik tahribat nedeniyle yerel ticari balık türlerini bölgeden uzaklaştığının bir çok örneği vardır. Bölgedeki İÇDAŞ termik santrali kötü bir örnek olduğundan bunun örnek verilmesi doğru değildir.

TANAP projesinin Marmara Denizi’nde yaratacağı çevresel ve ekolojik risklerin gerçekleşmesi olasılığı yüksektir. Planda ele alınan konuların büyük bir kısmı BOTAŞ’ın BTC projesi kapsamında Adana Ceyhan, Gölovası, Yumurtalık, Haylazlı, DeveciUşagı gibi bölgelerdeki uygulamalarının neredeyse kopyasından başka bir şey değildir. TANAP proje tanıtımında tek boru hattı geçeceği söylemi daha sonra ikili geçiş olarak planlanmasıyla hükümsüz kalmıştır. Bu anlaşılmaktadır ki; “Deniz Geçişi Balıkçılık Gelir Kaybını Önleme Planı”nda ciddi eksiklerin olduğunu ve saha araştırmalarının gerçeği yansıtmamaktadır.

726total visits,1visits today

Top