script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js">
Home / Haberler / İMAR DERNEĞİ BAŞKANI AV.İZZET DOĞAN’NIN BASIN BİLDİRİSİ

İMAR DERNEĞİ BAŞKANI AV.İZZET DOĞAN’NIN BASIN BİLDİRİSİ

Posted on

 Ülkemizde mevcut ve  ileride çıkacak imar kanunlar çercevesinde , vatandaşı  bilgilendirmek, bilimsel metodlar kullanarak  ilgili kurum ve kuruluşlarla bilgi alışverişinde bulunmak amacıyla kurulan İmar Barışı Derneği’nin basın açıklaması  aşağıda sunulmuştur.

 

 

                                                               BASIN BİLDİRİSİ   

Ülkemizde mevcut ve ilerde çıkacak imar kanunlarına göre halkımızın farkındalığını artırmak ve imar ile insan ve çevre arasındaki vazgeeçilmez etkileşimin etkilerini bilimsel yöntemler kullanarak saptamak ve bu konularda hak sahibi vatandaşlara korumak resmi makamlara da yapıcı ve uygulamaya elverşli görüşlerimizi sunmak ve tüzüğümüzde yazılı diğer amaçlarımızı gerçekleştirmek AMACI ile İmar Barışı Derneğini kurmuş bulunuyoruz.

TÜİK verilerine göre Türkiye’de 9 milyon 554 bin civarında yapı var. Bunlar içinde 26 milyon 358 bin bağımsız birim olduğu saptanmış. Bunların yüzde 50-60 arası ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılar olduğu gibi bir kısmı da kamu arazileri üzerinde yapılmış.1950 yılından itibaren köyden kente göçen insanların başta konut olmak üzere diğer sosyal ve ekonomik sorunlarına çözüm sağlanmaması, konutlarını kendilerinin yapmak zorunda kalışları, görevlilerin imara aykırı yapılaşmaya kayıtsız kalmaları sonucu çarpık bir kentleşmenin gerçekleşmesi toplumu İmar Barışı denen düzenlemeye zorlamıştır.

Yanlız vatandaşların kamuya ait yerler üzerinde değil kendi tapulu arsaları üzerinde yaptıkları yapılarda da sorunlar vardır. Örneğin ruhsat aldığı halde belediyeden iskanı alınamayan binalar vardır. Ayrıca mahalleye dönen köyler ve beldeler nedeni ile de yeni sorunlar yaşanmıştır.

Resmî açıklamalara göre 13 milyon bağımsız birim devletle çekişmeli haldedir. Bunlar arasında halen üretim yapan ve birçok işçi çalıştıran fabrikalarda vardır.

Kaçak ve imara aykırı yapılar için yargı kararları da çözüm olamamaktadır. Bugüne kadar şu veya bu şekilde imara aykırı yapılmış yapıların yargı kararları ile yıktırılmasıda hem ekonomik ve hemde sosyal yönden çözüm olmaktan çıkmıştır. Hatta yargıdan çıkan yıkım kararlarını gerçekleşirecek kimseyi bulmak için yapılan ihalelere katılan bile olmamaktadır.

Anayasamızın 23. Maddesine göre devlet sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve vatandaşın can ve mal güvenliğini sağlamakla görevlidir. Köylerde tarımın makinalarla yapılması üzerine artan işgüçünün kentlere göçmesi devletin bu insanların konut ihtayaçlarını karşılayacak politikalarının olmaması karşısında devlet de onların kendi konutlarını imara aykırı yapmalarına sessiz kalmış ve zaman zaman çıkarılan yasalarla çözüm arama yollarını denemiştir.

 

 

Açık söylemek gerekirse, imara aykırı milyonlarca yapının tek sorumlusu vatandaş değildir. Bu tablonun oluşmasında, imar planlarını yapmayan ve ruhsat aşamasında aşırı bürokratik zorluklar çıkaran, imara aykırı yerleşim yerlerini oy deposu gibi görüp kamu alanlarının talan edilmesine göz yuman yönetimler de sorumludur. Anayasamızdaki düzenlemelerle korunan devlet ormanları, kıyılar, çayır ve meralarda yapılan yapılara kayıt belgesi verilmesi Anayasamıza aykırılık oluşturmuş ve kamu vicdanı yaralanmıştır.

Hiç olmazsa bunan sonrası için imara aykırı yapı ve kamu arazilerinin talan edilmesi önlenmeli bu faaliyetlere gözyumanların cezalandırılmaları sağlanmalı ve bu konuyla ilgili etkin düzenlemeler geçikmeksizin yapılmalıdır.

İmar barışı düzenlemesinin öncelikle “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun”a göre, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde standartlarına uygun sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair inceleme ve çalışmalar tamamlandıktan sonra yapılması daha iyi olacaktı. Çünkü başta İstanbul’da olmak üzere çok sayıda depreme dayanaksız ve riskli alan üzerinde binalar bulunuyor.

Ayrıca bu depreme dayanaksız binalara yapı belgesi verilmesi ve bazı semtlerde ruhsatlı, ancak imar mevzuatına aykırı yapıların barışa dahil edilmesi bu yapı sahiplerine ve yüklenicilere ek bir rant sağlamaktadır. Emlakçılardan alınan bilgiye göre imar barışıyla kaçak olmaktan çıkacak dairelerin fiyatları ortalama yüzde 50 artacaktır.

Biz İmar Barışı Derneği olarak yasanın uygulanması konusunda vatandaşlarla her türlü işbirliği içinde olacak, yapı belgesi almaları konusunda karşılaşacakları sorunlara çözümler sağlayacak ve elbetteki Anayasamız kapsamında uygulamayı izleyececek ormanları, kıyı alanlarını, su havzalarını, sit alanları ve benzeri yerleri yağmalamaya talan eden uygulamalara dur diyecek düzenlemelerin yanında

olacağız.

SAYGILARIMIZLA

                                                                        İMAR DERNEĞİ BAŞKANI AV.İZZET DOĞAN

 

KAYNAK : ŞEYMA DUMRUL,İSTANBUL ÇEVRE KONSEYİ

YAYINA HAZIRLAYAN : BÜLENT ÖZGEN-HABER MERKEZİ

18Shares

1093total visits,1visits today

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ten + seventeen =

WordPress spam blocked by CleanTalk.
Top