script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js">
Home / Haberler / ORMAN YANGINLARI SEZONUNDA RANT HIRSI ŞÜPHESİ

ORMAN YANGINLARI SEZONUNDA RANT HIRSI ŞÜPHESİ

Posted on

Türkiye’de birçok yeri SEL-TUFAN götürürken, birden bire Ağustos’un ilk 15 gününde 98 YANGIN ÇIKMASI, acaba “TESADÜF” ya da “İHMALLER” sonucu olabilir mi? Hayır. HARİTADA YANGIN ÇIKAN YERLER göz önüne getirilince, SINIRSIZ ve SİSTEMLİ bir KÂR HIRSINA dayanan DOĞA DÜŞMANI bir RANT OPERASYONU ile karşı karşıya olduğumuz anlaşılıyor…

 

 

 

Orman Genel Müdürlüğü’nün sitesinde yer alan resmi verilere göre, sadece Ağustos ayının başından bu yana tam 98 ORMAN YANGINI gerçekleşti. NERELERDE ÇIKMIŞ bu YANGINLAR? Haritada da görüleceği gibi Anadolu’nun BATI ve GÜNEY kesimindeki KIYI KENTLERİNDE… Sadece ağustos başından bu yana ülke genelinde tam 98 orman yangını yaşandı. Muğla 16 yangınla ilk sıraya yerleşirken; onu Antalya, İstanbul , İzmir, KOCAELİ,BALIKESİR.BURSA  geliyor .

Yangınların sayısı ve büyüklüğü arttıkça yanan yerlerin imara açılıp açılmayacağı, yeniden yeşillendirilip yeşillendirilmeyeceği gibi konular da kamuoyunun gündeminden düşmüyor,yanan yerlerin İMARA AÇILIP AÇILMAYACAĞI ya da YENİDEN YEŞİLLENDİRİLİP YEŞİLLENDİRİLMEYECEĞİ gibi sorular oluşturuyor.

Özellikle Bursa’da hafta sonu yaşanan son YANGIN olayı, artan RANT ŞÜPHESİNİ gündeme getirdi. Yangının aynı anda farklı bölgelerde başlaması ve yanan alanın villalardan oluşan sitelerin paralelinde yer alması bu ŞÜPHELERİ KUVVETLENDİRDİ.

 

 

Türkiye’de orman yangınları artarak devam etmektedir. Bu konuda ülkemizde hiç bir eğitim kurumu bulunmamakta ve çıkan yangınların %30’luk gibi büyük bir bölümü bilinçsiz olarak çıkmaktadır.

Ormanların korunması için söndürme çalışmalarından çok, yangın çıkarılmaması konusu,yangınla mücadele yöntemleri  dikkatle ele alınmalıdır .

Ağaç ve ormanlar dünyamızın yapı taşı… Yağış ve yeraltı sularını zenginleştiren, endüstride kullanılan, hava kirliliğini ve erezyonu önleyen, sıcak ve soğuğu dengeleyen ağaçlara mecburuz. Bu mecburiyetin yanında, onların birer canlı olduğunun bilinciyle de onlara sahip çıkmalıyız. Ormanlık alanların yok olması yalnız insanlar için değil, ormanlık alanlarda yaşayan canlılar için de çok büyük risk taşır.

EN ÖNEMLİ ZARAR TOPRAKTA OLUŞUYOR

Genelde ; Toprakların yaşamsal gücü toprağın en üst katmanında çokça yaşayan mikrobiyel dünya ile ilgili. Bu canlı toplulukları gözle görülemez düzeyde olsalar bile toprakların verim ve yenilenme gücünü sağlayan eşsiz bir canlılar sistemini oluşturuyor. Yangınlar sırasında bu canlılar topluluğunun bileşimi değişirken, yararlı birçok organizma da yok oluyor, orman ekosistemi hasar görüyor.

Yangınların toprağa olan diğer zararı ise toprak parçacıklarının birbirine bağlı kalmasını sağlayan doğal toprak organik maddesi olan humusun yanması olarak öne çıkıyor. Böylelikle toprak tanecikleri kırılgan ve duyarlı bir hal alarak, çok ufak zerreciklere ayrılıyor. Dikilen fidanlar toprağı örtene kadar erozyonla toprak kaybı oluşuyor.”

ORMANLARI YANGINLARA KARŞI KORUMAK İÇİN ÖNCELİKLE ŞUNLARA DİKKAT EDİLMESİ GEREKİR

-Ormanlara cam ve cam kırıkları atılmamalı. Cam, güneş ışığını bir büyüteç gibi çimenlere çeker.

-Çimenler, tutuşarak çimenlerin alevlenmesine yangının oluşmasına neden olacaktır.

-Mangal küllerini soğutmadan dökmemeliyiz. Çünkü çimenler tutuşabilir.

-Sigara izmariti yanık olarak atılmamalı,çünkü sigara izmariti çimenleri yakar ve yangın oluşur.

-Bir yangın gördüğümüz zaman 110 yangın ihbar hattına bildirmeliyiz.

Halk görevli kişiler ve çevre örgütleri tarafından bilinçlendirilmeli, bu konuda seminerler ve konferanslar düzenlenmelidir.

ORMAN YANGINLARINI ÖNLEMEK İÇİN NELER YAPILMALI?

Son günlerde ülkemizde artan yangınların da etkisiyle ormanlarımızı korumanın yolları  :

*Vatandaşlar orman ihtiyacı ve orman yangınları konusunda bilinçlendirilmeli. Eğitim müfredaatında hassasiyetle işlenmeli.

*Yangınlar nedeniyle kaybolan ormanlık alanlar yapılaşmaya açılmamalı ve yeniden ormanlaştırmaya çalışılmalı.

*Ormanları kasten yakan ya da ormanların yanmasına neden olan kişilere caydırıcı cezalar verilmeli.

*Yangın söndürme araçlarının (uçak, helikopter, arazöz) sayıları ilgili makamlarca yeterli sayıda olması sağlanmalı.

*Yangın söndürme ekiplerinin eğitimleri tam olmalı, techizatları yeterli olmalı.

*Ani bir yangın durumunda hızla müdahale edilebilmesi için ormanlık alanlara ait alt yapı çalışmalarına özen gösterilmeli.

*Orman köyleri desteklenmeli. Orman köylerindeki vatandaşların ormanları koruyarak gelir elde etmesi teşvik edilmeli.

*Vatandaşlar ormanlık alanlarda piknik sonrası atıklarını toplayarak atık toplama noktalarına bırakmalı. Mangal yaktıklarında ise bölgeyi terk etmeden önce mangal ateşinin söndüğünden kesinlikle emin olmalıdır.

 

 

MİLLİ PARK,TABİAT PARKI,TABİAT ANITI VE TABİAT KORUMA ALANLARINDA ALAN KILAVUZLUĞU UYGULAMASI   :

“Alan Kılavuzlarının Seçimi, Eğitimi, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik” ile korunan alan sınırları dahilinde ve yakın çevresinde yaşayan yöre insanı alan kılavuzu olarak yetiştirilmeli ve ziyaretçilerin, kaynak değerleri hakkında doğru ve sağlıklı bilgi edinmeleri sağlanmalıdır.

Alan kılavuzluğu yönetmeliğine göre “kılavuz almak zorunludur” ibaresine rağmen Doğa Koruma ve Milli Parklar genel müdürlüğü açıkça buna aykırı bir şekilde “talep etmeleri halinde kılavuz alırlar” talimatını yayınlamıştır. Bu uygulama ile korunan alanın tüm varlıkları tehdit altına girmiştir. Olası kötü sonuçlardan bu emri verenler sorumlu olacaktır.

Ayvalık’ta  tabiat parkında her sene bir yerler yanıyor .Özellikle yanmayan yerler için   acil önlemlerin alınması gerektiğini demekten kendini alamıyor.

Korunan bir alana kılavuzsuz girişlerin alanın tüm kaynak değerlerine zarar verdiği ve korunan alan içerisinde ateş yakma, kekik ve doğal çay türleri gibi endemik ve endemik olmayan bitki toplama girişimleri ile karşı karşıya gelineceği bir gerçektir. Bu nedenle korunan alana kılavuzsuz girişler yasaklanmalı,yönerge esaslarına göre hareket edilmelidir.(21 Ağustos 2010 CUMARTESİ gün ve 27679 sayılı resmi gazete)

Kılavuzsuz giriş  ; ziyaretçilerin kaybolmalarını da arttırdı

Diğer yandan, korunan alanın ulaşım yolunun karayolu olduğu, oldukça virajlı ve bazı bölümlerinde derin vadilerin de bulunduğu tehlikeli bir ulaşım yolu ile bölgeye gidildiği biliniyor. Alana kılavuzsuz giriş yapan, alan hakkında yeterli bilgisi olmayan, alana yabancı, yolları bilmeyen ziyaretçilerin can ve mal güvenlikleri bu uygulama ile tehlikeye girerken, çoğu noktaya telefonla da ulaşılamıyor.

Bu arada bazı alan kılavuzlarının her gün ana giriş kapısında gönüllü eğitim vermek amaçlı beklediği, milli parka giren ziyaretçilere özellikle ateş yakmamaları, soğuk piknik yapmaları ve nadir yetişen endemik bitkileri koparmamaları, hayvanların avlamamaları konusunda bilgilendirme yaptığı öğrenildi.

Giriş konusunda çok acil önlem alınması istenirken, milli parka alan kılavuzsuz giriş yapılmaması konusunda tehlike büyümeden talimat verilmesi istendi.

EĞİTİMLER UYGULAMALI

Eğitim sürecinde doğa koruma, korunan alanlar, biyolojik çeşitlilik, flora-fauna, ekoloji, halkla ilişkiler ve iletişim gibi temel bilgilerle korunan alana yönelik özel bilgiler uygulamalı gösteriliyor.

Eğitimleri geçerek sertifika alan personel, Milli Parklar Genel Müdürlüğüne bağlı çalışacak. Personel alanda gezdirdiği gruba karşı yaptığı hatalardan ötürü görevden alınabilecek. Bir rehber Türkiye geneli için söz sahibi iken, alan kılavuzları sadece Genel Müdürlük idaresindeki bölgelerden sorumlu olacak. Alan kılavuzları görevli olduğu bölge ve il dışında görev yapamayacak.

– Orman Yangınları Sezonu  

İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay ve Doç. Dr. Yücel Çağlar ülkemiz ormanlarının önemli bir kısmının iklim ve topoğrafik nedenlerle yangına hassas olduklarına dikkat çekiyorlar. Her iki bilim insanı da özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerindeki ormanların başta kızılçam ve diğer ibreli türlerin kolayca yanabilmelerinden dolayı yangına daha hassas olduklarını ifade ediyorlar.

ARAŞTIRILMASI  YAPILMAYAN YANGINLARIN YÜZDE 53’ÜNÜN NEDENİ BELLİ DEĞİL

Doç. Dr. Yücel Çağlar ise, OGM istatistiklerinde yüzde 53.2’lik orana sahip olan nedeni bilinmeyen orman yangınlarına dikkat çekti. “Nedeni bilinmeyen” yangınların oranı uzun yıllardır yüzde 50-60. Çağlar, bu yüksek orana dair şunları söyledi: “Yapılması gereken; “nedeni bilinmeyen” orman yangınlarının nedenlerinin araştırılmasıdır. Ancak, ormancılığımızda bugüne değin ülke geneli için anlamlı böyle bir araştırma yapılmamıştır”.

YANGINLAR ARTARKEN YANAN ALAN AZALIYOR

Son 30 yıllık dönem incelendiğinde orman yangını sayılarında artan bir trend olduğunun görüleceğini aktaran Tolunay, buna karşılık yanan alan miktarlarında ise azalma olduğunu vurgulayarak bunun nedenleri konusunda şu görüşleri dile getiriyor: “Azalmanın en önemli nedeni OGM’nin orman yangınlarına özel bir önem vermesi bu amaçla helikopter ve uçak kiralanması, yangın gözetleme kulelerinin kurulması, yerden müdahale ekiplerinin oluşturulması, araçlara takip sistemi takılması gibi önlemleri almasıdır”.

 

 

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DİKKATE  ALINMALI                         

İklim değişikliğine bağlı olarak sıcaklıkların ve kuraklıkların artmasının orman yangını riskini de artırmaktadır. Ayrıca orman alanlarında çöplükler, patlayıcı madde depolama tesisleri, madencilik faaliyetleri gibi orman yangınına neden oluşturabilecek çok sayıda faaliyete izin verildiğini ifade ederek, bu gibi risk faktörlerine orman alanlarında izin verilmemesinin yerinde olacağını söylüyor.

HALKA BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR

Orman yangınlarında büyük ölçüde insan faktörünün etkili olduğu düşünüldüğünde halka büyük görev düştüğünü belirten Prof. Dr. Doğanay Tolunay, “Orman yangını konusunda bilinçli davranılmalı orman içinde ya da kenarındaki ter türlü ateşin yangına neden olabileceği unutulmamalıdır. Bu konuda medyanın da önemli sorumluluğu bulunmaktadır” dedi.

PERSONELE ÖNEM VERİLMELİ

“Yangınların önlenmesi konusunda nasıl bir bilimsel yöntem izlenmeli?” sorusuna uzmanlar şöyle cevap veriyor: “Orman yangınlarının öteki yangınlardan farklıdır; daha da önemlisi, yöre, arazi yapısı, orman ekosisteminin yapısal özelliklerine, iklim vb. denetilemeyen etmenler son derece değişkendir; Dolayısıyla bu alanda özel eğitimli personelin görevlendirilmesi  ve söndürme ekipmanlarının da değişken olması zorunludur.

Öyle ki, bu personel, işlendirilecekleri yörenin ekolojik, ekonomik ve toplumsal koşulları konusunda bilgili olmalı. Yerel düzeyde teknik personel işlendirmede rastlantıları, keyfilikleri, kayırmaları ve “cezalandırmaları” (sürgünleri) önleyebilecek demokratik düzenler kurulmalı ve işletilmelidir.”

 

 

DENİZ İTFAİYE SİSTEMİ KURULMALI

22 Ada üzerine kurulu Türkiye’nin enbüyük Tabiat parkı olan Ayvalık’ta,  adalarda çıkması muhtemel yangınlarda ,karadan hiçbir şekilde  yangına müdahale  imkanı  bulunmayıp sadece Hava yoluna bağlı kalınmaktadır.

Geçenlerde,Maden adasında  çıkan yangında olduğu gibi. Üstelik bu adada yangın düzeneği bulundu. Adalarda çıkması muhtemel yangın için    ;

1.İNSANSIZ YANGIN GÖZETLEME KULELERİN TAHSİSİ,

2.BURHANİYE’DE OLAN   DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR ŞEFLİĞİN AYVALIĞA TAŞINMASI,

3. AYVALIĞA İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE BAĞLANTILI OLARAK, ACİL AFET HAREKAT YÖNETİM KONTROL MERKEZİNİN KURULMASI,
4. ADALARDA VE ORMANLARDA ATLI/MOTORLU  DEVRİYELERİN TAHSİS EDİLMESİ,
5. MADEN ADASININ KARADAN YOLU OLDUĞU İÇİN YAZIN KONTROL ALTINA ALINMASI,
6. ORMAN İŞLETME MD.LÜĞÜNE YAZIN AŞIRI KALABALIK OLMASI NEDENİYLE PERSONEL TAKVİYESİNİN YAPILMASI,
7.ÖZELLİKLE DRONLA ADALARIN DEVRİYE KONTROLÜNDE, KAMERA VE  FOTOKAPANLA İSE DEVAMLI KONTROL ALTINA ALINMASI İÇİN  TAHSİS EDİLMESİ,

8.ALAN KILAVUZLARININ GÖREVLENDİRİLMESİ,

9. ALİBEY ADASINDA YANGIN GÖZETLEME KONTROL MERKEZİ VEYA KARAKOLUNUN KURULARAK,  ADALARDA  ÇIKMASI  YANGINLARA  İLK MÜDAHALE  İMKANININ OLMASI SAYILABİLİNİR.

 BAŞKAN GENÇER,“TABİAT PARKIMIZIN MUTLAK SURETTE KORUNMASI GEREK”DİYOR

Ayvalık Belediye Başkanı Rahmi Gençer: “Tabiat Parkı sınırları içerisinde ateş yakılmaması, piknik ve kamp yapılmaması, Tabiat Parkımızın özellik ve karakterinin bozulmadan korunması için giriş çıkışların mutlaka kontrol altına alınması gerekiyor. Bu nedenle korumanın sağlanması için 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu hükümlerinin Tarım ve Orman Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğümüz tarafından yerine getirilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmak istiyorum.

Yangını söndürmek için özveriyle görev yapan Balıkesir Orman Bölge Müdürlüğü, Ayvalık Orman İşletme Şefliği, Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı Ayvalık İtfaiye Grup Amirliği ile Ayvalık Belediyemizin ekiplerine teşekkür ederim.”

“TABİAT PARKIMIZIN MUTLAK SURETTE KORUNMASI GEREK”
Ayvalık’ta Maden Adası’nın ardından Cennet Tepesi, Bağyüzü köyü ve son olarak Cunda Adası Çataltepe mevkiinde meydana gelen yangınların ardından bir açıklama yapan Ayvalık Belediye Başkanı Rahmi Gençer, Türkiye’nin en büyük tabiat parkı olan Ayvalık Adaları Tabiat Parkının özellik ve karakterinin bozulmadan korunması için gerekli kanun maddelerinin bir an önce uygulanmasını istedi.

Ayvalık Adaları Tabiat Parkını her zaman yeşil görmek istediğini belirten Başkan Gençer yaptığı açıklamada, “Maden Adamızda yaşanan yangından 4 gün sonra Cennet Tepesi, 11 gün sonra Bağyüzü Köyümüzde ve bu yangının hemen ertesi günü Cunda adamızın Pateriça Koyu Çataltepe mevkiinde yangın çıktı. Cunda adamızda 1 hektarlık alan tahrip oldu. Bölgedeki yangın havadan ve karadan yapılan müdahale ile kontrol altına alındı. Adeta ciğerimiz yandı, çok üzüldük ama çok şükür yangın hızlı bir şekilde bastırıldı.

Yangınların çıkması çok üzücü, can ve mal kaybı olmaması tek tesellimiz ama yangında küle dönen bitki örtüsünün ve diğer canlıların acısını en derin şekilde hissediyoruz. Hepimize büyük geçmiş olsun. Kentimizde arka arkaya yaşanan bu yangınlar gösteriyor ki ağaçlık alanlarda çok daha dikkatli olmalıyız” dedi.

 

“TABİAT PARKIMIZIN ÖZELLİK VE KARAKTERİ BOZULMADAN KORUNMASI GEREK”
19 bin 624, 27 hektarlık alanı ile Türkiye’nin en büyük tabiat parkı olan Ayvalık Adaları Tabiat Parkının korunması için Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünü göreve çağıran Başkan Gençer, “Yaşadığımız yangınlar, çıkış nedenleri henüz netlik kazanmasa da ihmal veya kasıt nedeniyle meydana geldiği için kesinlikle Tabiat Parkı sınırları içerisinde ateş yakılmaması, piknik ve kamp yapılmaması, Tabiat Parkımızın özellik ve karakterinin bozulmadan korunması için giriş çıkışların mutlaka kontrol altına alınması gerekiyor.

Bu nedenle korumanın sağlanması için 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu hükümlerinin Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğümüz tarafından yerine getirilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Yangını söndürmek için özveriyle görev yapan Balıkesir Orman Bölge Müdürlüğü, Ayvalık Orman İşletme Şefliği, Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı Ayvalık İtfaiye Grup Amirliği ile Ayvalık Belediyemizin ekiplerine teşekkür ederim” dedi.

v>

SONUÇ OLARAK  : Çağın teknolojik imkanları kullanılarak ,yangınla  mücadele  önlemlerini ön plana çıkarmalıyız.Orman söndürmede canını esirgemeyip can siperina uğraş veren orman işçilerimizi.itfaiye  ve belediye personeline şükranlarıızı sunarım.

BÜLENT ÖZGEN-HABER MERKEZİ

28Shares

1300total visits,2visits today

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

14 − 9 =

WordPress spam blocked by CleanTalk.
Top